Türkiye’yi korkutan dev çekirgelerle ilgili gerçek ortaya çıktı: Bir ay içinde…

B4sB3 1784715115

Türkiye’nin farklı şehirlerinde görülmeye başlayan ve kamuoyunda gündem oluşturan çekirge paniği sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul ve çevre illerde çekirge istilası yaşandığı iddialarını yalanlarken, ortaya çıkan çekirgelerle ilgili uzmanlardan peş peşe açıklamalar geldi.

Kastamonu Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Başkanı Başkanı ve Öğretim Üyesi Dr. Cihan Cılbırcıoğlu, beyaz yüzlü çalı çekirgesinin 1950 yılında Akdeniz Bölgesi’nde kayıt altına alındığını ve daha önce de görüldüğünü belirterek, insana zarar vermediğini ve tarım alanlarına da bir zararının olmadığını kaydetti. Cılbırcıoğlu, vatandaşlarda paniğe sebep olan çekirgelerin kene ve böceklerle beslendiğini, 1 ay içerisinde de kaybolacağını söyledi.

‘YAYILIMCI VE İŞGALCİ BİR TÜR DEĞİL’

Çekirgelerle ilgili yanlış bilgilerin yayıldığını ifade eden Cihan Cılbırcıoğlu, “Bir kere halkımız burada panik yapmasın. Bu çekirge türü gibi bilinen bir çekirge türü. Hatta 1950 yılında Akdeniz’de tespit edilen, kayıtlara geçen, ülkemizde bulunan bir çekirge türü. Beyaz yüzlü çalı çekirgesi diyoruz.

Bu çekirgenin ana vatanı İspanya ve İtalya, o bölgeden geldi ve Balkanlar üzerinde ülkemize giriş yaptı.

Neden bu sene yoğun olduğu sorulabilir. Bu beyaz yüzlü çalı çekirgesinin 5-6 senede bir nüfusu pik yapıyor. Ama korkacak bir durum yok. Çünkü istilacı bir tür değil. Yayılımcı, işgalci bir tür değil. Önceden de ülkemizde görülen, sık sık bu şekilde yoğunluğu artan bir tür. Görünüş olarak iri ve 25 santimetreye kadar çıkabilen ve görünüş itibariyle insanları korkutabilen bir tür” dedi.

‘İNSAN ETİYLE BESLENMEZ’

Görünüş olarak iri bir çekirge olduğuna işaret eden Cılbırcıoğlu, şöyle konuştu:

  • “Çok değişik şeyler görüyorum, yazılar okuyorum. Bunlara inanılmaması gerekiyor. Bu çekirge insan etiyle beslenmez. Böcek yiyerek beslenir, bu doğrudur ama insana zarar vermez.
  • Tabi şuna da dikkat etmemiz lazım. Ağız parçaları, çenesi kuvvetli olduğu için bu böceği elle dokunarak almamamız lazım. Rahatsız edildiğinde ısırabilir, dişleri kuvvetli olduğu için parmaklarımızı kanatabilir. Ama direkt insana zarar veren bir tür değil.
  • Bu bitki zararlısı, bitki istilası yapan bir tür değil. Yani buğday, tahıl gibi tarım ürünlerine zarar vermez. Direkt böceklerle beslenir.
  • O yüzden istilacı bir tür değil. Yani kıtlık oluşturacak gibi bir yargı doğru bir şey değil. O yüzden halkımız bu noktada rahat olsun.”

‘KENE VE KÜÇÜK BÖCEKLERLE BESLENİYOR’

Ülkemizde sıklıkla görülen beyaz yüzlü çalı çekirgesinin kenelerle ve küçük böceklerle beslendiğine dikkati çeken Dr. Öğretim Üyesi Cılbırcıoğlu, “Bu çekirgeler, akar dediğimiz kenelerle besleniyor. Yine örümcekgiller dediğimiz ve küçük böceklerle besleniyor. Avcı bir tür. Bu sene nüfusu küresel ısınmadan dolayı arttı, ilkbahar ve kış sıcaklıklarının yine çok düşük seyretmemesinden dolayı hızlı çoğaldı ve hızlı bir şekilde ülkemize giriş yaptı. Bu şekilde çok uzun sürmeyecek, belki de bir ay içerisinde ortadan kaybolacaktır. Tabii ki nüfusu artacaktır, görülecektir. Ama uzun süre ülkemizde kalıcı olmayacak. Yani yaz döneminde kısa bir sürede bu erginleri öldükten sonra etkisini yitirecektir” şeklinde konuştu.

Kenelerin geceleri ışık gördüğü için evlere girebildiğini belirten Cılbırcıoğlu, sineklik kullanılarak bu durumun önlenebileceğini ve evde görüldüğünde elle dokunmadan uzaklaştırılabileceğini dile getirdi. Cılbırcıoğlu‘ çekirgelerin biyolojik savaş sebebiyle uçaklardan ülkemize atıldığı iddialarının da tamamen asılsız olduğunu söyledi.

Öte yandan, Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde fotoğrafçılık yapan Muhittin Kara, iş yerinin camına konan yaklaşık 10 santimetre uzunluğundaki dev çekirgeyi cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Boyutuyla şaşırtan çekirge, bir süre sonra gözden kayboldu.

‘OLAĞANÜSTÜ BİR DURUM DEĞİL’

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi ve Moleküler Entomoloji Laboratuvarı (MOLEN) Kurucusu Prof. Dr. Umut Toprak, “Çok böyle kuvvetli bir kış geçirmedik. Dolayısıyla zaten kış döneminin getirdiği bir ılıman iklimle bahar başladı. Akabinde de yağışlı bir bahar geçirdik. Bunlar yumurtalarını toprağa bırakır genellikle ve toprakta kışı geçirirler. Toprağın yağmurla birlikte yumuşaması, kışın ılıman geçmesi bunların otomatikman kışı rahat şartlarda geçirmesini sağladı. Normalde belki her yıl çetin kış şartlarında bu kadar rahat kışı geçiremeyecekken bu yıl bu güzel kış şartlarından ötürü rahat geçirdiler. Popülasyonları azalmadı. Yağışlarla birlikte topraktan yavruların çıkışı yumurtadan kolay oldu. Aslında şu an gördüğümüz biraz popülasyon artışı yaşanmakta. Bu zaman zaman böceklerde olur. Olağanüstü bir durum değildir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Umut Toprak, küresel ısınmanın böcek popülasyonlarını da etkileyebileceğini belirterek, iklim şartlarındaki değişimle birlikte bazı türlerin daha önce bulunmadıkları bölgelerde görülmeye başlayabileceğini ifade etti. Bunun tek nedeninin iklim değişikliği olmadığını vurgulayan Toprak, ormanların korunması, bilinçsiz tarım ilacı kullanımından kaçınılması ve doğal dengenin korunmasına yönelik adımların bu tür risklerin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi.

Bütün böcekler zararlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Toprak, “Hadi bunu yok edelim, bu zararlıdır gibi düşünülmesi yanlıştır. Aslında sürdürülebilir tarım dediğimiz bir konsept burada çok önemli. Şöyle düşünün, bütün yaprak bitlerini siz eğer öldürürseniz o yaprak bitleriyle beslenen faydalı uğur böceği de kalmaz. Dolayısıyla biz burada sürdürülebilir bir tarım konseptini öneriyoruz. Oradaki 2-3 tane yaprak bitinin veya zararlı böceğin kalmasının sizin ürününüzde bir zararı yok. Eğer siz doğal bir dengenin oluşmasını istiyorsanız burada yok etmek yerine popülasyonları belli bir düzeyde yönetebilmeyi başarmalısınız. Ziraat fakültelerinde yapmaya çalıştığımız, önerdiğimiz şey de budur” değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK: İHA
yok

Author: Elif Çelik