Milyonlarca çalışanı etkileyen önemli bir haber, pek çok kişi tarafından yeterince bilinmiyor. Borçlar Kanunu’na tabi olarak çalışan işçiler, yıllarca süren hizmetlerine rağmen kıdem tazminatı hakkından faydalanamıyor. İşten çıkarıldıklarında ise farklı tazminat kuralları geçerli oluyor. Hakan Kaplan’ın 8 Nisan 2026 tarihli açıklamalarına göre, Türkiye’de iş hayatında çalışanların tabi olduğu mevzuat, hak ve yükümlülüklerde önemli farklılıklar yaratıyor. Özellikle Türk Borçlar Kanunu kapsamında çalışan bireyler, diğer iş kanunlarına tabi olanlara göre bazı temel haklardan yoksun kalabiliyor. Bu noktada en dikkat çekici ayrım, kıdem tazminatına ilişkin.
KIDEM TAZMİNATI YERİNE FARKLI TAZMİNAT HAKLARI VAR
Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, Borçlar Kanunu’na tabi çalışanların kıdem tazminatı alma hakları bulunmuyor. İş Kanunu, Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu kapsamında çalışanlar belirli şartları sağladıklarında kıdem tazminatı alabilirken, Borçlar Kanunu kapsamındaki işçiler bu haktan yoksun kalıyor. Bunun yerine, bu çalışanlar için farklı tazminat türleri devreye sokuluyor. İş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshinde işçi, ihbar süresi kadar tazminat talep edebiliyor. Eğer sözleşme belirli süreliyse ve süre dolmadan feshedilirse, işçi kalan süre için ücret talep edebilir. Ayrıca mahkeme tarafından belirlenmek üzere ek tazminat da söz konusu olabiliyor.
KÖTÜ NİYET TAZMİNATI HAKKI
İşverenin fesih hakkını kötüye kullanması durumunda ise Borçlar Kanunu’na tabi işçiler için önemli bir güvence sağlanıyor. Bu durumda işveren, işçiye ihbar süresine ait ücretin üç katı kadar kötü niyet tazminatı ödemek zorunda kalıyor. Bu düzenleme, kıdem tazminatı hakkı bulunmayan işçiler için bir denge unsuru olarak ortaya çıkıyor.
ÖLÜM HALİNDE SINIRLI ÖDEME
Borçlar Kanunu’na tabi bir işçinin ölümünde, işverenin yükümlülüğü sınırlı tutuluyor. İşveren, işçinin hayatta kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına veya bakmakla yükümlü olduğu kişilere bir aylık ücret tutarında ödeme yapmakla yükümlüdür. Eğer işçinin çalışma süresi beş yılı aşmışsa, bu tutar iki aylık ücret olarak uygulanıyor. Bu durum, İş Kanunu kapsamındaki çalışanların mirasçılarına kıdem tazminatının devredilmemesi anlamına geliyor.
İHBAR SÜRELERİ DAHA KISITLI
Borçlar Kanunu’na tabi çalışanlar için ihbar süreleri de İş Kanunu’na göre daha kısa. Çalışma süresi bir yıla kadar olan işçiler için iki hafta, bir ile beş yıl arasında çalışanlar için dört hafta, beş yıldan uzun süredir çalışanlar için ise altı hafta ihbar süresi söz konusu. Bu sürelerin ihlal edilmesi durumunda taraflar, karşı tarafa ihbar süresine karşılık gelen ücret tutarında tazminat ödemek zorunda kalıyor.
Bu farklılıklar, Borçlar Kanunu’na tabi çalışanların kıdem tazminatı hakkından mahrum kalması ile sonuçlanıyor ve iş hayatındaki adalet anlayışında önemli bir tartışma konusu haline geliyor.