ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan geçici ateşkes anlaşması konusunda umut verici açıklamalarda bulunarak, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya Lübnan’a yönelik saldırıları azaltma çağrısında bulundu. Trump, Tahran yönetiminin müzakerelerde daha makul bir tutum sergilediğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nın açılması koşuluyla başlayan 14 günlük süreçte barış umutlarının güçlendiğini ifade etti. Ancak, anlaşmanın sağlanamaması durumunda İran için sonuçların “çok acı verici” olabileceği uyarısında da bulundu.
Trump, Amerikan NBC News kanalına verdiği röportajda, Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine atıfta bulunarak, “Bibi ile konuştum ve o da bu durumu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha dikkatli olmalıyız.” şeklinde ifadeler kullandı. ABD Başkanı, bölgedeki gerginliğin düşmesinin ateşkes açısından kritik olduğunu vurgularken, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının azaltıldığını savundu.
Trump, mülakatında ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasından oldukça “iyimser” olduğunu belirterek, anlaşmanın uygulanacağına inandığını söyledi. İranlı liderlerin müzakerelerde daha mantıklı yaklaştığını ifade eden Trump, “Kabul etmeleri gereken her şeye razı oluyorlar. Unutmayın, şu anda askeri güçleri yok.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Ayrıca, Trump İran’a karşı bir tehditte bulunmaktan da çekinmedi. “İran anlaşmayı yapmazsa, durum çok acı verici olacak.” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara karşılık olarak İran’ın bazı bölge ülkelerine yönelik misilleme saldırıları, süreci savaşa sürükledi. Donald Trump, 8 Nisan’da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu ve Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık bir ateşkesin kabul edildiğini, İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını açıkladı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de, nihai müzakerelerin İslamabad’da en geç 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki müzakerelerin sürmesi için yoğun çaba sarf ederken, geçici ateşkesi destekleyen İsrail yönetimi, uzlaşmanın Lübnan konusunu kapsamadığını savunarak saldırılarına devam etti.